BİLGİ SÜRÜCÜ KURSU
Örnek Mah. Libadiye cd.No.119 Göztepe Soyak Sitesi Karşısı ATAŞEHİR
Tel : (216) 317 92 17 Faks : (216) 472 93 72 Gsm : 507-315 95 75
www.bilgisurucukursu.com.tr
![]()
İ
L K Y A R D I M Ö Z E T N O T U
ÜNİTE I : KAZA, FELAKET ve TRAFİK KAZASI
Kaza: Ani olarak meydana gelen daha önceden olacağı tahmin edilemeyen ancak tedbir alındığında çoğunun önlenebileceği ölüm, yaralanma ve hasarla sonuçlanan olaylara denir. Kazaların genel sebepleri insan hatalarıdır. Trafik kazası, iş kazası, ev kazaları en çok karşılaştığımız kazalardır.
FELAKET: Kasıt unsuru olmaksızın meydana gelen, insanları ve çevreyi olumsuz yönde etkileyen, çoğunluğu doğal kaynaklı olan ve kazalara oranla daha büyük ölçüde ölüm, yaralanma ve hasarla sonuçlanan olaylara denir.(Deprem, çığ, kasırga vs.)
Felaketin Özellikleri:
ü Felaketlere çoğunlukla doğal kaynaklı olaylar neden olur. Kısaca, Eğitim ve önlem kazaları önleyebilir. Felaketlerde önlem sadece kaybı azaltabilir.
TRAFİK KAZASI: Karayolu üzerinde hareket halinde olan,en az bir ya da birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve hasarla sonuçlanan olaylara denir.
Ülkemizde en çok ölümle sonuçlanan kaza türü trafik kazalarıdır.
ü Trafik kazalarının en büyük sebebi insan olup, insanlar arasında da en çok sürücüler trafik kazalarına sebep olmaktadır.
ü Trafik kazalarında sürücülere ait sebepler arasında; kurallara uymamak, kural dışı araç kullanmak, dikkatsizlik, yorgunluk, uykusuzluk ve ruhi dengesizlik sayılabilir.
ü Sürücüler şehir içinde, şehir dışına göre daha az kazaya sebep olurlar. Şehir içinde trafik kazalarından en çok etkilenen yaya grupları, yaşlılar ve çocuklardır.
ü Bir trafik kazası görüldüğünde, sürücülerin her durumda müdahale etmesi zorunludur. Trafik kazasını gördüğü halde müdahale etmeyen sürücülere para ve puan cezası birlikte uygulanır.
İLK YARDIM: Ani olarak hastalanan ya da kazaya uğrayan kimseye tıbbi tedavisi yapılıncaya kadar, anında ve olay yerinde, çevre imkânlarından yararlanılarak yerine getirilen geçici müdahaleye ilkyardım denir.
İLK YARDIMIN AMACI: Kazazedenin hayatını kurtarmak, durumunun kötüye gitmesini engellemektir.
Kazazedeye ilkyardım anında, olay yerinde ve emniyetli bir yerde uygulanır. Sürücüler trafik kazalarına ilk müdahale edebilecek kimse oldukları için ilkyardım bilgi ve becerisine sahip olmalıdır.
ÜNİTE II :HÜCRE: Vücudumuzun en küçük canlı birimidir. Hücrenin beslenmesine yardımcı olan bölümü hücre zarıdır. Hücre bağımsız yaşayabilen en küçük vücut birimidir. Hücreler birleşerek dokuları, dokular birleşerek organları oluştururlar. Organlar birleşerek sistemleri oluşturur. Sistemler birleşerek canlı vücudunu oluşturur.
SİSTEM: Canlılık faaliyetlerinden herhangi birini yapan değişik organların bir araya gelmesiyle oluşan vücut faaliyetine sistem denir. VÜCUT BOŞLUKLARI
1- Kafatası ve omurga boşluğu: Kafatası boşluğunda beyin, omurga boşluğunda omurilik bulunur. Omurga kanalında sinir sistemi organları faaliyet gösterir.
2- Göğüs boşluğu: Akciğer, kalp, soluk borusu, yemek borusu bu boşlukta yer alır.
3- Karın boşluğu: Karaciğer, mide, bağırsak, pankreas, dalak ve böbrekler bu boşlukta yer alır.
4- Leğen boşluğu: İdrar kesesi bu boşlukta yer alır.
BAZI ÖNEMLİ VÜCUT SİSTEMLERİ ve ORGANLARI
Hareket sistemi: Kemikler, eklemler ve kaslardan oluşur.
Dolaşım sistemi: Kalp, damarlar, kan.
Solunum sistemi: Burun, ağız, gırtlak, soluk borusu, bronşlar, akciğerler.
Sindirim sistemi: Ağız, dişler, yutak, yemek borusu, mide, bağırsak, karaciğer pankreas, safra kesesi.
Sinir sistemi: Beyin, omurilik, sinirler.
ÜNİTE III : KAZA YERİ - İLKYARDIM ÖNLEMLERİ-İLKYARDIM ÇANTASI
1- Kaza yerinde trafik güvenlik önlemleri: İkinci bir kazayı önlemek, geçen sürücüleri uyarmak için kazanın ön ve arkasına uygun uzaklıkta reflektör üçgeni konur. Bir patlamaya yol açmamak için kaza yerine sigara ile yaklaşılmamalı, kazaya uğrayan aracın kontağı kapatılmalıdır. ( Kaza yerinde trafik güvenlik önlemi alınır.)
2- Kazazedeleri inceleyerek önce kimlere yardım edilmesi gerektiğini belirlemek:
a) Solunumu duranlara suni solunum yapılması.
b) Varsa kanamayı durdurmak.
c) Şoka girenlere önlem almak.
İLKYARDIMIN İLKELERİ İLKYARDIMIN HEDEFLERİ
ü Çabuk karar vererek yaralıyı değerlendirmek. 1) Solunumun sağlanması
ü Yaralıyı bulunduğu pozisyondan kurtararak 2) Kalbin çalıştırılması
uygun pozisyon vermek. 3) Kanamanın durdurulması
ü Geçici önlemi hemen almak. 4) Şokun engellenmesi
ü Kalabalığı uzaklaştırmak. 5) Yaralının dış etkenlerden korunması
ü Moral vermek. 6) Kazazedenin durumunun kötüye gitmesini önlemek.
ü Bilincini açık tutmak. 7) Uygun pozisyon verilmesi
ü Sıcak tutmak. 8) Haberleşmenin sağlanması
ü Çamaşırlarını keserek çıkarmak. 9) Yaralının taşınarak sevk edilmesi.
ü Güvenli yere almak. ( Kazazedenin ve
kendisinin güvenliğini sağlamak. )
ÖNCELİKLE KONTROL EDİLMESİ GEREKEN BULGULAR ŞUNLARDIR.
Soluğu: Karın ve göğüs hareketleri incelenir. Kalp Atımı : En kolay nabız boyun atardamarından alınır. Bilinci : Kaybedip kaybetmediği. Kanaması: Çeşidi. Yarası : Ne tür olduğu. Rengi : Şoka girip girmediği. Isısı : Düşüp düşmediği. Göz Bebekleri : Kalbin durup durmadığı veya beyin kanaması olup olmadığı.
3- Kazazedeleri tehlikeli kaza yerinden daha emniyetli yere alma: Yaralı araçtan mümkünse üç kişi ile çıkarılmalıdır. Ancak acil durumlarda (araç yanıyorsa vb.) tek kişi ile çıkarılabilir. Yaralı araçtan çıkarılırken omurga ekseninin düzlüğü korunmalı, yaralının boyun omurları zarar görmüşse boyun kask veya kalın bir malzemeyle sarılır. Yaralının araçtan rasgele çıkarılması durumun daha kötüye gitmesine sebep olabilir.
4- Gerekli ilkyardım uygulamasını yapmak. 1
5- Haberleşme: Kazazedenin hayati tehlikelerine karşı önlem alındıktan sonra kaza haber verilir. Ülkemizde hızır acil telefonu 112'dir.Yardım istenirken mesaj kısa ve öz olmalı, kazanın yeri, yaralı sayısı ve durumu bildirilmelidir.
6- Uygun pozisyonda kazazedeleri sağlık kuruluşuna götürmeye çalışmak: İlkyardımda en son iş kazazedenin sağlık kuruluşuna sevki hayati tehlikelere karşı önlem alındıktan sonra uygun pozisyonda taşınmasıdır.
İLKYARDIM ÇANTASI
Karayolları Trafik kanunu ve yönetmeliği hükümlerine göre (İş makineleri (G) Motosiklet (A2) ve Motorlu bisiklet Al hariç) trafiğe çıkacak bütün motorlu araçlarda ilkyardım çantası bulundurmak zorunludur. İlkyardım çantası, aracın içinde kolayca erişebilir ve görünür bir yerde bulundurulur. İlkyardım çantası muhtemel bir trafik kazasında yaralılara önlem almak için bulundurulur. Malzemelerin ortak özelliği, hepsi yaşam kurtarmada kullanılır.
İlkyardım çantasında bulundurulması zorunlu olan malzemeler ( TS 4019’ a göre ):
1- Sargı bezi 2- Flaster3- Üçgen sargı 4- Steril gazlı bez 5- Makas 6- EIastik bandaj(turnike) 7- Pamuk 8- Çengelli iğne 9- Air way-suni solunum maskesi (TS 4019'a göre bulunması gereken malzemeler)
Tentürdiyot ve oksijenli su, Emniyet Genel Müdürlüğünce çanta muhteviyatından çıkarılmıştır. Araç ilkyardım çantasında gerekli olan malzemenin miktarını etkileyen taşman yolcu sayısıdır. Bu itibarla otobüs, minibüs gibi çok sayıda yolcu taşıyan araçlarda, daha çok malzemesi olan ilkyardım çantası bulundurulmalıdır. (Her 10 kişi için bir ilkyardım çantası)
ÜNİTE IV : SOLUNUMUN SAĞLANMASI
Yetişkin bir insan dakikada 15-20 solunum yapar. Çocuklarda bu sayı daha yüksektir. Çocukların ve bebeklerin solunum sayısı dakikada 30-40'dır.Solunumun durduğu göğüs kafesi hareketlerinin gözlenmesiyle anlaşılır.
Solunumu durmuş olan kimseye dışarıdan hava takviyesi etmeğe suni solunum denir. Solunum durması ile 4-6 dakika içerisinde ölüm olur. İlk etapta kandaki oksijen oranı düşer.
Solunum zorluğu olan kişinin ağız ve boğazı temizlenip dil kontrol edildikten sonra baş geriye bükülerek hasta yan yatış pozisyonunda yatırılır. Solunum zorluğu çekenler birinci derece özellikle taşınmalıdır.
Suni solunum; 4-6 dakika önce solunumu durmuş olanlara uygulan ir. Kazazede kendi kendine nefes alıncaya kadar devam edilir. Solunum yetmezliğinden etkilenen ilk organ beyindir.
SUNİ SOLUNUM ÇEŞİTLERİ
1) Ağızdan ağza, ağızdan buruna, ağızdan ağız ve buruna birlikte; En etkili solunum metodudur.
2) Holger Nielsen Metodu (Sırttan bastırma-Dirseklerden kaldırma) ile; Kazazedenin nefes vermesini sağlarız.
3) Silvester metodu ile
4) Maske ile
Tüm suni solunum yöntemleri içinde en etkili olanı ağızdan ağza suni solunumdur. Bebeklerde ise ağız ve buruna birlikte az hava sık aralıklarla verilir.
Suni solunumda amaç, ciğerlerimizdeki havayı hastanın akciğerlerine göndermek ve bu şekilde hastanın kanında düşen oksijen seviyesini yükseltmektir.
Ağızdan ağza suni solunumda şu sıra takip edilir;
1) Hasta sırtüstü yatırılır.
2) Hastanın ağız ve boğazı yoklanır, gözle görülen tıkayıcı maddeler, parmağımıza sardığımız bezle temizlenir.
3) Boyun geriye bükülür.(Bu şekilde dil kökünün gevşeyerek soluk yolu üzerine düşmesi önlenmiş olur.)
4) Burun tıkanır.(Havanın burundan kaçmaması için)
5) Dışarıdan aldığımız derin soluk, hastanın ağzından içeri üflenir. Suni solunum dakikada 15-20 kez yapılır.
Bu sırada verdiğimiz hava basıncının yeterli olup olmadığı, hastanın göğsünün yükselip alçalmasından anlaşılır. Bu itibarla göğüs hareketleri gözlenmelidir.
Holger Nielsen Metodu (Sırttan bastırma -Dirseklerden kaldırma)şu sıra takip edilir.
Omurga yaralanmalarında göğüs yaralanmalarında, kol ve omuz yaralanmalarında yapılmaz. Hastanın ağzından kan geliyor veya kusuyorsa uygulanır.
1) Hasta sert bir yere yüz üstü yatırılır.
2) Hastanın başı kolları üzerine yerleştirilir ve yana çevrilir.
3) Kollar gergin tutulurumuz gücü ile hastanın sırtına yüklenerek akciğerlerdeki havanın dışarı çıkması sağlanır.
4) Sonra kazazedenin dirseklerinden tutulur, biraz öne ve yukarıya doğru mümkün olduğu kadar kaldırılarak nefes alması sağlanır.
5) Bu işlem 4 saniye aralıklarla dakikada 15 defa yapılır.
Silvester metodunda şu sıra takip edilir.
Yüz üstü yatamayacak şekilde darbe alan yaralılara uygulanır.
1) Kazazede sırtüstü yatırılır. Omuz kaldırılarak yastıkla desteklenir.
2) Başı arkaya bükülerek boyun gerdirilir.
3) Dil öne-arkaya doğru çekilir.
4) Baş yana çevrilir.
5) Hastanın kolları göğsü üzerine yerleştirilir
6) İlkyardımcı kazazedenin göğsü üzerine bastırarak akciğerdeki hava dışarı çıkarılır.
7) Sonra dirseklerden tutarak kolları yukarı ve kendine doğru çeker.
8) Her iki hareket 3-4 saniye içinde yapılır ve 15-20 defa tekrarlanır.
ÜNİTE V : KALP MASAJI
Kalp: Dolaşım sisteminin merkezidir. Normal dinlenme pozisyonunda olan yetişkin insanın kalbinin dakikada atım sayısı (nabız) 60-80'dir. Bebeklerin kalp atım sayısı büyüklere oranla daha fazla olup dakikada 100 civarındadır.
Kalbin görevleri; kanın içinde bulunan oksijen ve yararlı maddeleri hücrelere taşımak kirlenmiş kanı oksijenlendirmek üzere akciğerlere taşımak ve vücuttaki atık maddelerin hücrelerden alınıp boşaltım sistemine taşınmasını sağlamaktadır.
ü Kalp durmasının belirtileri şunlardır. Nabız alınamaz, göz bebekleri büyür, vücut ısısı azalır, tansiyon sıfıra düşer ve morarmalar görülür.
ü Nabız en kolay boyundan alınır. Kalp durması halinde ilk etkilenecek olan kan dolaşımıdır. Kalp masajı yapmak için kalbin durduğundan kesin olarak emin olmak gerekir. Çalışan kalbe kalp masajı yapılması halinde, kalp durabilir. Kalp masajı kalbi 3-5 dakika önce durmuş olanlara uygulanır.
ü Kalp masajı göğüs kemiğinin alt 1/3'lük kısmına uygulanır. Yetişkin bir insana kalp masajı uygulama sayısı dakikada 60-80'dir.Bebeklerde ise bu sayı 100'dür.
ü Kalp masajı yapılırken sırt üstü bir yere yatırılır ve yan tarafta bulunan ilkyardımcı ellerini çapraz olarak dirsekler gergin vaziyette göğüs kemiğinin 1/3'lük alt kısmına koyarak, dirseklerini kırmadan ağırlığını hasta üzerine aktararak göğüs kemiğini 5-7 cm. esnetir ve sonra geri bırakır. Kalp masajına en fazla 5 dakika devam edilir. 2
Kalp durmasında, solunumda otomatik olarak duracağından, kalp masajı yaparken suni solunumda birlikte yapılır. Bunun için iki ilkyardımcı gereklidir. Bir kişi kalp masajı yaparken, diğeri suni solunum
birlikte uygulanabilir. İki ilkyardımcıyla beş kalp masajını bir suni solunum takip eder. Tek ilkyardımcıyla on beş kalp masajını iki suni solunum takip eder.
Elektrik çarpmasında, kazazede elektrik devresinden çıkarıldıktan sonra kalp masajı bölgesine bir defa kuvvetli yumruk vurulur. Netice alınmazsa daha sonra kalp masajına başlanır. Elektrik akımından kurtarmak için çıplak elle, ıslak veya metal malzeme ile dokunulmaz. Kuru sopa, tahta gibi maddeler kullanılır.
KANAMALAR
Sağlıklı bir insanda ortalama vücut ağırlığının 1/13'ü kadar kan bulunur. İnsan vücudunda ortalama 5-7 litre kan bulunur. Kanama sonucu en az %20 oranında kan kaybı, hayati tehlikenin ortaya çıkmasına sebep olur. Kanamalar 3'e ayrılır:
1) Atardamar kanaması : Açık kırmızı renkte fışkırarak kanar.
2) Toplardamar kanaması : Koyu kırmızı renkte, akarak kanar.
3) Kılcal damar kanaması : Sızarak kanar.
Kısa zamanda fazla miktarda kan kaybı söz konusu olduğundan, en tehlikeli kanama atardamar kanamasıdır. İlkyardıma gerek duyulmayan kanama çeşidi kılcal damar kanamasıdır.
GEÇİCİ KANAMA DURDURMA YÖNTEMLERİ SIRASIYLA
1) Kanayan yere parmakla yada elle bastırmak.
2) Baskılı sargı uygulamak.
3) Basınç noktalarına baskı uygulamak
Başın saçlı derisi; Şakak kemiği üzerine / Baş kanamalarında; Şah damarı, tek taraflı / Omuz ve koltukaltı; Köprücük kemiği arka iç kısmına
Koldaki kanamalarda; Koltukaltı / Bacak kanamalarında; Kasık iç kısmı
4) Kanayan yeri kalp hizasından yukarıya kaldırmak
5) Turnike (sıkma bağı) uygulamak: Kanayan yer ile kalp arasındaki tek kemik üzerinden sıkma uygulanarak kanayan yere kan gitmesinin engellenmesiyle kanama durdurulur. En etkili geçici kanama durdurma yöntemi turnike uygulamaktır.
Turnike olarak; 5-6 cm. eninde elastik bandaj, mendil, kravat vb ip, sicim, kablo gibi ince ve kesici malzemeler turnike olarak kullanılmaz. Turnike 20 dakikada bir 5-10 saniye gevşetilir.
BURUN KANAMASININ DURDURULMASI: Burun ve ense soğuk suyla yıkanır. Hasta dik oturtulur. Burun sıkıştırılır.
ŞOK: Dolaşım yetmezliği sonucu hayati faaliyetlerinin zayıflamasıdır. Şokta dolaşımdaki yetersizlik sonucu organ ve dokulara kan gitmemesi nedeniyle ölüm görülür. Trafik kazalarında şoka en fazla neden olan durum aşırı kanamalardır. Şokta dolaşım sisteminin yetmezliği söz konusudur.
Şok belirtileri beden ısısında düşme, nabız sayısında artma, halsizlik, bitkinlik, soğuk terleme. Şokta ilkyardım, hastaya şok pozisyonu verilir. Şok pozisyonunda hasta sırtüstü düz yatırılır. Bacaklar 20-30 cm yükseltilir. Baş yana çevrilir. Bu pozisyonda ayakları yukarı kaldırmanın yararı beyne kan gitmesine yardımcı olmaktır.
BAYILMA: Bayı İma hastanın kendisinden geçmesi bilincini kaybetmesidir. Bayılmada hareket sistemi geçici olarak faaliyetini kaybeder. Bayılan hastaya şok pozisyonu verilir. Hasta kesinlikle oturtulmaz. Uyarıcı kokular koklatılarak duyu organları uyarılmaya çalışılır. Hasta kendine geldikten sonra ayağa kaldırılmaz. Bayılmada hemen ortaya çıkan bilinç kaybıdır.
ÜNİTE VI : KAZA SONUCU MEYDANA GELEN YARALANMALAR
YARA: Etkiler sonunda deri ve deri altı dokularının bütünlüğünde meydana gelen bozulmalara yara denir.
YARA ÇEŞİTLERİ
1) Ezik yara: Sert ve kunt cisimlerle meydana gelir. Trafik kazalarında en çok görülen yara çeşididir. Tatanoz ve gazlı kangren tehlikesi vardır. Bu nedenle en tehlikeli yara da ezik yaradır.
2) Kesik yara: Kesici bir araçla (bıçak, jilet vb.)meydana gelirler. Kanama fazladır. Kesik yaralının vücut eksenine göre önem taşır. Enine olan yaralanmalar daha tehlikelidir.
3) Delici yara: Sivri uçlu cisimlerle meydana gelir.
4) Diğer yaralanmalar; yanık vb.
YARALANMALARDA İLKYARDIM
Yaralı emniyetli bir yere alınır. Kanama ve şok önlenir. Yara üzerine pamuk, tentürdiyot, alkol, yara merhemi gibi maddeler sürülmez. Sadece siteril gaz bezi kullanılır.
Açık yaralar sarılırken yara kenarları birbirine yaklaştırılarak sarılır. Yara içinde derine batan cisim varsa çıkarılmaz. Etrafı sargı bezi ile desteklenerek derine batması önlenir. Yaralı bölge kalp seviyesinden yukarıda tutulmalıdır.
ÖNEMLİ ORGAN YARALANMALARI
Baş yaralanması: Bir trafik kazası sonucunda başından darbe alan kişide yaralanma belirtileri olmasa dahi gözlem altında tutulmak üzere sağlık kuruluşuna sevk edilmelidir. Belirtileri bulantı ve kusma, gözbebeklerinin büyüklüğünde farklılık beyinde hasar olduğunu gösterir. Kulak ve burundan kan geliyorsa kan akan bölge altta kalacak şekilde yan yatırılır ve kanama durdurulmaya çalışılmaz. Baş bölgesi yaralanmalarında vücut sıcak tutulmalıdır.
Göğüs yaralanması: Kazazedenin ağzından açık renk köpüklü kan gelmesi akciğer yaralanmasını gösterir. Açık göğüs yaralanmasında yaranın hava almayacak şekilde kapatılmasıdır. Bunu yaparken ıslak sargı bezi kullanılmalıdır. Göğüs yaralanmasında yaralı yan oturuş pozisyonunda sevk edilir.
Karın yaralanması: Kapalı karın yaralanmasının belirtisi karın duvarında sertliktir. İç kanama tehlikesi vardır. Yaralanan bölgeye soğuk uygulanır. Açık karın yaralanmasında organlar dışarı sarkmış ise organlar yara üzerinde toplanarak ıslak temiz bir bezle örtülür. Sırtüstü yatış pozisyonu verilir. Yara uzunlamasına ise ayaklar gergin tutulur. Yara enlemesine ise dizler bükülür.
Omurga yaralanması: Yaralanan bölgenin aşağı kısmında duyu kaybı meydana gelir. Hasta sert zemine sırtüstü düz yatırılır. Kesinlikle oturtulmaz, felç olabilir.
Yanıklar: Yanıklar çeşidine göre 3 gurupta incelenir.
l. Derece Yanık: Sadece derinin üst kısmı yanmıştır. Örnek; güneş yanığı.
2.Derece Yanık: Yanıkta su toplama görülür. Su toplayan kesecik patlatılmaz. İz bırakabilir.
3.Derece Yanık: Deri tamamen yanmış, deri altı dokuları ve kaslarda yanığa iştirak etmiştir. Geniş ve belirgin iz bırakır. Vücut yüzeyinin %20 veya daha fazlası yandığında hayati tehlike oluşur.
Yanıklarda ilkyardım yanan bölge soğuk suyla yıkanır, üzeri temiz ıslak bezle örtülür. Yanık üzerine hiç bir şey sürülmez.
Araçta Yangın: Kazadan sonra araçta yangın çıkmaması için kontak kapatılır. İnsanlar kaza yerinden uzaklaştırılır. Araçta yangın söndürücü sürücünün hemen yanında olmalıdır. Motorda başlayan bir yangını önce kaputu açmadan ön ve arka kısmına sıkılır5sonra kaput açılır.
DOKU VE ORGAN BAĞIŞI: Kronik ağır bir hastanın faaliyetlerini kaybeden organlarının yerini doldurmak amacıyla bağışlanan sağlam doku ve organların bu hastalara nakledilmesine izin vermeye Doku ve Organ Bağışı denir. Ülkemizde hem hukuken hem dinen uygundur. Organ bağışı yapacak kişide ağır iltihaplı hastalık, şeker hastalığı, kanser, aids hepatit veya böbrek hastalığı bulunmaması gerekir.
Ülkemizde en çok bağışlanan veya nakli yapılan kan'dır.
Kandan sonra en çok bağışına ihtiyaç duyulan organ böbrek'tir.
ÜNİTE VII :
KIRIK :Herhangi bir sebeple kemik dokusunun bütünlüğünün bozulmasına Kırık denir. 3
ÇIKIK :Eklem yüzeylerin birbirinden ayrılmasına Çıkık denir. Çıkık bölge soğuk tutulur. 4
BURKULMA :Eklem bağlarının ve yüzeylerinin zedelenmesine Burkulma denir. İIk 12 saat soğuk, sonra sıcak uygulama yapılır. Şişmemesi için burkulan bölge vücut seviyesinden yukarı tutulur.
TESPİT :Kırık, çıkık ve burkulmalarda ilkyardım organının hareketsizliğinin sağlanmasıdır. Tespit etmek amacıyla kullanılan sert ve düz malzemelere Atel denir.
ÖNEMLİ ORGAN KIRIKLARI
Ön kol kemiği kırıkları: Ön kol atel ile tespit edildikten sonra doksan derecelik açı ile boyundan askıya alınır. Ön kol kırıklarında atel malzemesi bulunmazsa ceket veya gömlek eteği ön kol üzerinden kaldırılıp iğnelenerek tespit işlemi yapılır.
Kol (pazu) kemiği kırıkları: Atel tahtası ve sargı bezi ile sarılan kol göğüs üzerinden geçirilen üçgen sargı koltuk altından bağlanarak tespit edilir. Ön kol üçgen sargı bezi ile boyunda askıya alınır.
Köprücük kemiği kırıkları: Üçgen sargı bezi ile omuz bölgesi tespit edilir. Atel kullanılmaz. Hasta oturuş pozisyonunda taşınmalıdır.
Kaburga kırıkları: Hastaya derin bir nefes verildikten sonra üçgen sargı bezi ile göğüs sarılır. Hasta oturuş pozisyonunda taşınmalıdır.
Kalça ve diz arası kırıkları: Tespit işlemi koltuk altından topuğa kadar tahta atel ile yapılır.
Diz: Ayak bileği arası kırık ise kalçadan topuğa kadar atel kullanılır. Eğer atel yok ise; 2 bacak arasıdaki boşluk ceket, palto, örtü gibi yumuşak malzemeyle doldurularak 2 bacak birbirine bağlanır.
ÜNİTE VIII :
HABERLEŞME: Kaza yerine gelen sürücüler, yaralıların ölmesini engelleyecek önlemleri aldıktan sonra haberleşmeyi sağlamalıdır. Hızır Acil Servis telefonu (112)'dir. Yardım isterken verilecek mesaj kısa ve öz olmalıdır. Kaza yeri, yaralıların durumu ve sayısı bildirilmelidir.
ÜNİTE IX : YARALI TAŞIMACILIĞI: Yaralı taşırken sedye kullanımı her zaman tercih edilmelidir. Yaralı sedye ile taşınırken ayaklan önde olacak şekilde taşınmalıdır. Merdiven inerken ve çıkarken baş yukarıda kalacak şekilde
taşınmalıdır. Ambulansa binerken baş önde olacak şekilde tutulmalıdır. Yaralılar taşınırken solunum zorluğu olanlar birinci derecede öncelikle taşınmalıdır. Aşırı derece yanık olanlar en son (4. Derecede öncelikli) taşınırlar.
YARALIYA VERİLECEK POZİSYONLAR
Yan yatış pozisyonu: Solunum güçlüğü olanlar, kusan hastalar, suni solunum sonrası tekrar solumaya başlayanlar, egzoz gazı zehirlenmeleri, bayılanları sevk ederken ve kafa yaralanması sonucu kulaktan kan gelenler yarı yatış pozisyonunda taşınırlar.
Oturuş (Yarı Oturuş) Pozisyonu: Üst taraf kırıkları; göğüs yaralanması, kaburga kırığı, köprücük kırığı, kol kırığı, ön kol kırığı olanlar yan oturuş pozisyonunda taşınırlar.
Sırtüstü Yatış Pozisyonu: Kalp masajı yapılanlar, ağızdan ağza suni solunum yapılacaklar, omurga yaralanmalarında, kalça ve bacak kırığı olanlar, silvester metodu ile suni solunum yapılacaklar sert zeminde sırtüstü düz olarak yatırılırlar.
İki Kişi İle Sedyesiz Taşıma: Göğüs yaralanması olanlar, solunum yolu zehirlenmelerinde hastalar iki kişi ile sedyesiz olarak taşınabilirler. Şok Pozisyonu; Bayılanlar şokta olanlar.
ÜNİTE X : SAĞLIĞI BOZAN DIŞ ETMENLER VE İLKYARDIM ZEHİRLENMELER
Egzoz gazı zehirlenmeleri: Aracın kapalı garajda uzun süre çalıştırılmasına neden olur. Zehirlenme solunum yoluyla olur. En etkili madde karbon monoksittir. Egzoz gazı kanın oksijen taşıma özelliğini kaybettirerek zehirlenmelere yol açar. Zehirlenen kimse hemen açık havaya çıkarılır, solunum kontrol edilir, sol un um durmuşsa hemen suni solunum yapılır, yan yatış pozisyonunda acilen sevk edilir.
Yiyecek zehirlenmesi: zehirli mantar, bozuk gıda ve henüz ilaç içen kişi hemen kusturulur. Yoğurdun önemli bir yararı yoktur. Kusturma etkili yöntem dil arkası parmakla uyarılır.
Yakıcı madde zehirlenmesi: Asit baz veya bilinmeyen kimyasal sıvı içildiğinde hasta kusturulmaz, su içirilir. Yılan, Akrep, Böcek ve Arı sokması: O bölge kalp seviyesinden aşağıda ve soğuk tutulur. Amonyak sürülür.
GÜNEŞ ÇARPMASI: Güneş çarpmasında vücut sıcaklığı artar. Terleme yoktur. Ateş yükseldiğinde önce beyin etkilenir. Güneş çarpmasında hasta hemen serin yere alınır. Bayılmışsa şok pozisyonu verilir. Soğuk uygulama ile vücut sıcaklığı yavaşça düşürülür.
SICAK VURMASI: Sıcak vurmasında hastada sıcak terleme görülür. Aşırı terleme ile vücutta su ve tuz kaybı olur. Hasta serin bir yere alınır. Sıvı kaybını karşılamak için içecekler verilir. (Tuzlu ayran vb.) Baygınsa şok pozisyonu verilir.
DONMA: Donan kişinin vücut ısısı ılıktan sıcağa doğru yavaşça ısıtılmalıdır. Kesinlikle birden ısıtılmaz. Donma öncesi kişide uyku hali vardır. Kesinlikle uyutulmamalıdır. Alkol içirilmez, sert masajlar yapılmaz, gerekirse hafif ve yüzeysel masaj yapılır.
ÜNİTE XI :
SÜRÜCÜLÜKLE İLGİLİ SAĞLIK YETERLİLİĞİ UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLAR VE RUHSAL DURUM
Sürücü belgesi alamayanlar: H sürücü belgesi alabilecek olanlar:
1) İleri derece kalp yetmezliği olanlar, 1) Orta pedik yetersizliği olanlar.
2) Tek gözü görmeyenler, 2) Sağır ve dilsizler,
3) Gece körü (tavukkarası)olanlar, 3) Tek ayağı olmayanlar,
4) Tek eli olmayanlar, 4) İki ayağı felçli olanlar,
5) Alkolikler,
6) Uyuşturucu kullananlar,
7) Sara tedavisi devam edenler,
8) İleri derecede psikolojik rahatsızlığı olanlar.
Gözlük ve lens takma zorunluluğu: Gözlük ve lens kullananlar araç kullanırken gözlük veya lensini takmak zorundadırlar.
İşitme cihazı ile belirli işitme yeterliliğine ulaşanlar: B sınıfı özel araç ve F sınıfı alabilirler Alkol ve sürücülük: Sürücülükte en doğru olan kesinlikle alkol kullanmamaktır. Alkol sürücünün reflekslerini zayıflatarak kaza yapmasına neden olur.
Emniyet kemeri: Araçlarda emniyet kemerinin kullanımı en çok baş yaralanmalarını önler. Emniyet kemeri bulunan araçların koltuklarında kafalık bulunmalıdır. Emniyet kemeri kullanımı şehir içi ve dışında mecburidir.
Motosiklet sürücüleri: Koruyucu başlık ve gözlük, yolcuların ise sadece başlık kullanmaları şehir içinde ve dışında mecburidir.
Ruhsal yapı ve davranışların sürücülüğe etkisi: Sürücülükte ruhi yapı önemlidir. Ruhsal yapısı bozuk olanlar kullandıkları aracın üstünlüğünü kendilerine ait sanırlar. Sürücülerde öncelikle bulunması gereken davranış biçimi paylaşmadır. Paylaşmayı bilmek trafik kurallarının uygulanmasını kolaylaştırır.